Evde gebelik testi nasıl yapılır.

2011-01-29 14:31:00

Hamilelik şüphesinde her anne adayı gebelik testi yaptırmayı aklından geçirir peki gebelik testi ne zaman ve nasıl yapılmalıdır.Hamilelik sonrası 4 günü geçmiş döllenmiş yumurta HCG adı verilen bir hormon salgılar.Bu HCG hormonuna insan koryon gonadotropini adı da verilir. Hamilelik sonrası salgılanmaya başlanan HCG hormonu anne adayının vücuduna yayılır.Önce kanda bulunan HCG daha sonra idrara da geçer.Bu nedenle gebelik testleri kanda yapılabildiği gibi idrardan da yapılabilmektedir.İdrar örneğinin alınması kan alınmasından daha kolay ve pratik olduğundan evde yapılan gebelik testleri idrardan yapılmaktadır.Burda önemli olan sabah ilk idrardan yapılan gebelik testinin güvenilirliğinin daha yüksek olduğunun bilinmesidir. İdrar verilerek yapılan gebelik testlerinin temel prensibi HCG hormunu ile HCG antikoru arasında oluşan reaksiyonun tesbit edilmesi esasına dayanmaktadır. Gebelik testi esnasında ilk reaksiyonun gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemek için ikinci bir reaksiyona ihtiyaç vardır. Bu da bir renk değişimi varlığının incelenmesiyle ortaya konur.Evde yapılan ve eczanelerde kolaylıkla bulunabilen idrar gebelik testleri bu şekilde sonuç vermektedir.Evde gebelik testi yapan anne adayları sabah ilk idrarlarını temiz bir kaba yapmalı ve gebelik testi ile idrarlarını temas ettirdikten sonra ,renk değişimini gösteren bir çizginin varlığını tesbit ederek gebe olup olmadıklarını anlamaktadırlar. Burada unutulmaması gereken bir nokta da ,özellikle gebeliğin ilk günlerinde bazı gebelik testleri negatif sonuç verebilir.Bu gibi durumlarda gebelik belirtileri ve adet görmeme olayı da devam ediyorsa bir Kadın Doğum uzmanına başvurulmalıdır.Kadın Doğum uzmanı gerekirse kan testi ve ultrason gibi yöntemlerle gebelik yönünden incelemeler yapabilir.Aynı şekilde gebelik testi pozifse de ileri tetkik ve incel... Devamı

Ağlayan bebeğinize susması için cep telefonu vermeyin...

2011-01-13 16:42:00

Ağlayan bebeğinize susması için cep telefonu vermeyin Uz. Dr. Gökhan Mamur, yıllardır zararları tartışılan cep telefonu, kablosuz internet ve son teknoloji ürünü cihazların çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi Cep telefonu, wireless internet ve evlerimizde olan telsiz telefon gibi cihazlar artık öyle bir hayatımıza girdi ki; bunlar yokken biz nasıl yaşıyorduk, nasıl işlerimizi hallediyorduk diye hayretle düşünürüz bazen. Ancak şunu da çok iyi bilmek gerekir ki; hayatta hiçbir şey bedava değil. Ülkemizde cep telefonlarıyla 1990’ların ortasında tanıştık ve yeniliklere kolayca ayak uyduran bir toplum olarak onu çok benimsedik. İnternet ise o dönemlerde daha yeni yeni adından söz ettiriyordu ve birkaç yıl sonra ADSL ve wireless bağlantı ile karşılaştık. Bu cihaz ve sistemleri kolayca kabullendik ancak zararının olup olmadığını biliyor musunuz? Elektromanyetik dalgalar yayan bu cihazlar çocuklarımızın sağlığına herhangi bir bedel ödetecek mi? Baş ağrıtıyor Cep telefonları her yöne mikrodalgalar yayarak çalışır. Yapılan araştırmalarda bu dalgaların kemik ve yumuşak dokudan birkaç santimetre ilerlediği ve enerjisinin de orada yani beyin ve sinir dokusunda emildiği gösterilmiştir. Uzun süreli telefon konuşmalarının (ki bunun tanımı altı dakika ve üzerindeki konuşmalardır) kulak ve beyin dokusunun ısısını artırdığı ve baş ağrılarına neden olduğu, bizlerin kolayca hissedebildiği etkileridir. Amerikan Pediatri Akademisi çocukların dokularının daha ince ve yumuşak olmasından dolayı bu elektromanyetik dalgalara daha kolay maruz kaldıklarını bildirmiştir. Beyin dokusu da 20 yaşa kadar gelişmeye devam eden bir dokudur; yani inşaat o zamana kadar devam etmektedir. İnşaat esnasında katlar çıkarken sürekli depremler gerçekleşirse o zam... Devamı