YILLAR SONRA TEKRAR BURDAYIM.

2018-04-05 23:14:00

'Kilo almak' ve 'kilo vermek' ne demektir?   Kilo almak, vücudumuzda istemediğimiz yağların birikmesi (depo edilmesi) demektir. Bunun aksi de kilo vermektir! Diğer bir deyişle kilo vermek, vücut yağlarımızın yıkılması ya da erimesi anlamına gelmektedir. O halde öncelikle yağların birikme mekanizmasını anlamamız ve bilmemiz gerekiyor... Evet, işin sırrı bu mekanizmada! Hepimizin bildiği gibi, pankreasımızda üretilen ve salgılanan 'insülin hormonu', kan şekerimizi enerji olarak kullanmamızı sağlıyor. Peki, bundan sonra (kan şekerimizin kullanılamayarak artan kısmına) ne oluyor? İşte bütün sır bu sorunun cevabında saklı! Enerji fazlası durumundaki artık kan şekerimiz, ileride ihtiyaç halinde kullanılmak üzere 'yağ olarak' depolanıyor! Artmış olarak kanımızda dolaşan kan şekerimizi depoya göndererek vücudumuzda birikmesini sağlayan da insulin hormonudur. Bu konuyu daha net olarak bir örnekle açıklayalım: • Ağzımıza bir lokmayı alıp çiğnemeye başladığımız anda, kan şekerimiz ve kan insülinimiz birlikte yükselmeye başlar. • Yemek yedikten ortalama 2-2,5 saat sonra ise insülinin etkisi sonucu kan şekerimiz (günlük yaşamımızı sürdürebilmek için gerekli olan enerjiyi sağlamak adına kullanılmış olduğundan) azalır. • Kan şekeri, insülin hormonu etkisi ile nefes almamız, yürümemiz, yemek yememiz, kitap okumamız, evde veya işte çalışmamız, uykumuz vb işler için gereken enerjiyi sağlar... Aynen arabalarımızın motorunun çalışması için benzinin yakılması gibi, kan şekerimiz de insülin hormonu sayesinde yıkılmış ve bize o an için gerekli olan enerjiyi sağlamış olur. Bu nedenle yemekten 2-2,5 saat geçtikten sonra kandaki insulin hormonu ve şekerimizin ... Devamı

Alkol ve karaciğer ilişkisi

2012-02-18 13:38:19
Alkol ve karaciğer ilişkisi |  görsel 1

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, ‘bir ufak rakıyı’ beş akşamda tüketmek gerekiyor   Geçenlerde 29 yıllık kapı komşum Karaciğer Vakfı Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Gürakar, yeni vitamin ve genetik yatkınlık testlerini incelemek için yanıma uğradı. Hocam her daim taze, neşeli, ayaklı arşiv gibi; her isim, adres ve toplantı hafızasında. İnsana bu kadar pozitif enerji veren biri az bulunur. “Hasan, bugünlerde çok konuşuluyor, sana alkol hakkında biraz bilgi vereyim de yaz” dedi. Muzaffer hocamın alkol hakkında anlattıklarını aynen aktarıyorum.. İşte etkileri 1. Alkol vücutta karaciğer gibi hayati organları tahrip ediyor. Organlardaki hasarlar hepatite hatta siroza kadar ilerleyebiliyor. 2. Kalpte miyokard adalesini etkiliyor, kalp yetmezliğine yol açabiliyor. 3. Sinir sistemini etkiliyor. 4. Pankreasa, mideye zarar veriyor. DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ DER Ki... “1 erkek günde 30 gramdan fazla 1 kadın günde 25 gramdan fazla alkol almamalıdır. “ Türkiyenin klasik içkisi rakıdan bahsedelim. Rakının saf alkol miktarı yüzde 42’dir. Türkiye ekonomisinin etkisiyle genelde akşamları ‘bir ufak’, yani 35 cl. alkol içenler, 147 gram saf alkol alır. Bu bilgilere göre, her gün bir ufak içmek Dünya Sağlık Örgütü’nün önerilerinin çok üzerindedir. DSÖ, bir ufak rakıyı ancak beş akşamda tüketmeyi öneriyor. O halde hem karaciğere hem cebe daha az zarar vermek için bir ufak rakı haftada beş günde tüketilmelidir. En iyisi pazartesi, salı, perşembe, cuma ve cumartesi günleri içip çarşamba ve pazar günleri karaciğere dinlenme fırsatı vermektir. Bir de alkol alanların, alkolle birlikte proteinli gıdalar (et, peynir, yoğurt, yumurt... Devamı

TUPPERWAREDE BUZDOLABI GÖRÜNÜMÜ.

2011-02-20 14:45:00

Buda dolaba dizilmiş hali;uzun süre taze saklamasının yanında dolapta düzen sağlıyor... Belki diyenleriniz olabilir bu kadar sebze meyve ne olucak.. Ahmet marankinin meşhur detoks'una başlıyorum... detoksda hayvansal gıdalar şeker kuru baklagiller ve ekmel dahil yiyemiyoruz sadece sebze ve meyve.... Geçen senede yapmıştım biraz zayıflamış ve çok rahat hissetmiştim kendimi...İnsanıda gerçekten biraz güzelleştiriyor:))Bu sene detoksa  eşimde dahil oldu oldu, kendisine sen dayanamazsın sen yapma dediğimde;yok ya ben yakışıklı olucam:))sonrasında zayıflıyacağım:))en sonundada sağlığım için dedi:))ve bu günkü ilk menümüzde brokoli haşlaması var ve sabahdan beri beni arıyor ben açımmm ben açımm ekmek yiyebiliyormuyum diye belki 10 defa aradı sordu...                      Hepinize mutlu bir hafta diliyorum sevgiler.... http://keyiflimutfak.blogcu.com/tupperware Devamı

şık boncuklu yazma oyaları

2011-02-09 18:30:00

                 ... Devamı

şık mekik oyaları

2011-02-07 09:49:00

    Devamı

şık flar modelleri

2011-02-07 09:46:00

  netten alıntı...   Devamı

kadın manzaralı arka planlar

2011-02-06 15:42:00

... Devamı

Erciyes sönmüş bir volkanik dağdır...

2011-02-04 12:58:00

Sönmüş bir volkan olan dağın yüksek kısımları yılın her mevsiminde kalıcı karlarla örtülüdür. Dağın kuzeyinde ise bir km. uzunlukta bir dağ buzulu mevcuttur. Kayak Merkezi Dağın kuzey yamaçlarında yeralan Tekir Yaylası üzerindedir. Erciyes, Kayak Merkezi olmanın dışında, dağcılık sporu açısından ülkenin önemli dağlarından biridir. Coğrafya Erciyes Dağınının doğu ve kuzey yamaçlarında yeralan kayak alanları 2200 -3100 metre yükseklikleri arasındadır. Kayak için en uygun zaman 20 Kasım-20 Nisan tarihleri arasıdır. Normal kış koşullarında kar kalınlığı 2 metre dolayında bulunmaktadır. Genellikle toz kar niteliğindedir. Yaz Kayağı, Tur Kayağı ve Helikopterli Kayak yapılması mümkündür. Yörede karasal iklim hüküm sürmektedir. Hakim rüzgar yönü güney ve batı yönlerindedir.w Konaklama ve Diğer Hizmetler Dört devlet konuk evi, bir otel bulunmaktadır. Konaklama yerlerinde lokanta, bar, yüzme havuzu, kayak hocası ile malzeme kiralama hizmetleri mevcuttur. Ayrıca büyük bir kafeterya ve sağlık ocağı bulunmaktadır. Mekanik Tesisler ve Pistler Kayak merkezinde toplam 1905 kişi/saat 2 adet teleski ve 1 adet telesiyej olmak üzere 3 adet mekanik tesis mevcuttur. Ulaşım Kayak tesislerine en yakın havaalanından (Kayseri-Erkilet) otobüsle 40 dakika, kent merkezinden 30 dakikada ulaşılmaktadır. Kayseri şehir merkezinden kayak tesislerine ulaşım özel araçlarla mümkündür. Ayrıca bir çok otel müşteriler için servis organize etmektedir. Devamı

Kansızlığa karşı formül

2011-02-04 12:44:00

Kansızlık tedavisinde doğru seçilmiş bir beslenme modelinin önemi büyük. Tüketmeniz gereken besinleri biliyor musunuz? Türkiye’de demir yetersizliği anemisi görülme sıklığı giderek artıyor. Kansızlık özellikle çocuklarda, gebe ve emzikli kadınlarda sıklıkla ortaya çıkıyor. Çocuklarda demir eksikliğine bağlı oluşan kansızlık; büyümeyi yavaşlatır, zeka gelişimini olumsuz etkiler ve enfeksiyonlara yakalanma riskini artırır. Bu nedenle anemide tedavi çok önemli. Demir kaynaklı besinlerin yanı sıra, her öğünde bol yeşillik tercih edilmeli, demir kaynağı ıspanak yumurta ile pişirilmeli, kalsiyumdan zengin besinler ara öğünde tüketilmeli. Dyt. Şefika Aydın Selçuk, demir eksikliğine bağlı kansızlık tedavisinde tüketilmesi gereken besinleri şöyle sıralıyor:   • Karaciğer, kırmızı et, tavuk ve balık eti • Yumurta • Üzüm ve pekmez • Kuru baklagiller • Kuru kayısı, kuru üzüm, kuru dut  gibi kuru meyveler • Yeşil yapraklı sebzeler ( ıspanak, pazı ) • Fındık, fıstık ve susam Baklagilleri etle pişirin, yumurtayı portakal suyu ile tüketin  Demir emilimini artırmanın önemli bir yolu bu besinleri C vitamini ile birlikte tüketmek. • Her öğünde bol limonlu yeşillikler ve bu yeşilliklerden oluşan karışık bir salata, demir emilimi artırmaktadır. • Yumurta tüketilirken yanına taze sıkılmış portakal veya greyfurt suyu tercih edilmesi, yumurtadaki demirin daha fazla emilmesini sağlamaktadır. • Yumurta haşlama yerine kimi zaman menemen gibi pişirilip; yeşil, kırmızıbiber, domates ve soğanla C vitamini kazandırıldığında, demirin alımını artırılmış olur. • Ispanak yanına yoğurt ile tük... Devamı

Triad alkollü mendillerle ilgili uyarı

2011-02-03 13:05:00

        Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü uyardı: Triad alkollü mendilleri kullanmayın. Merck'in bazı ilaçları ile aynı kutuda dağıtılan alkollü mendillerin Bacillus cereus bakterisi ile potansiyel kontaminasyonu nedeniyle kaygı duyulduğu için kullanılmaması gerektiği bildirildi. Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü, Pegintron (Peginterferon Alfa-2b) Pen ve Pegintron flakonları ve Intron A (Interferon Alfa-2b) Pen ambalajlarında yer alan alkollü mendillerin Bacillus cereus bakterisiyle potansiyel kontaminasyon riski taşıdığını duyurdu. Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü internet sitesindeki “Hekimlere, Eczacılara ve Hastalara Önemli Duyuru” başlıklı mektupta şu bilgiler yer alıyor: “Merck & Co. Inc’in bir alt kuruluşu olan Schering Plough Tıbbi Ürünler Ticaret A.Ş. olarak Amerika Birleşik Devletlerindeki Triad Grup tarafından üretilen alkollü mendillerin, alkollü temizleme mendil ve alkollü temizleme çubuklarının piyasadan çekildiğini bildirmek isteriz. Triad Grubun geri çekme işlemi, Avrupa, Asya, Asya Pasifik (Japonya hariç), Latin Amerika ve Kanada’daki pazarlara gönderilen Merck’in ilaçları , Pegintron (Peginterferon Alfa-2b) RediPen ve Pegintron flakonları, Intron A (Interferon Alfa-2b) Pen ve Intron A Solüsyon Flakonları ile dağıtılan ve aynı pakette sunulan alkollü mendilleri kapsamaktadır. Gıda ve İlaç Dairesinin (FDA) Medwatch web sitesinde (http://www.fda.gov/Safety/MedWatch/default.htm) yayınlanan bilgiye göre, geri &ccedi... Devamı

kaşarlı kücük köfteler

2011-01-31 14:33:00

MALZEMELER 500 gr. koyun ve dana karışımı kıyma 1 adet yumurta 2 küçük dilim bayat ekmek 1 baş soğan 150 gr. kaşar peyniri Yeteri kadar kıyılmış maydanoz, tuz, kırmızı biber Hazırlanışı Koyun ve dana karışımı 500 gr. kıymaya bir adet soğan rendeleyin. Islatılmış ekmek içini, bir yumurtayı, kıyılmış maydanozu, tuzu ve karabiberi de katarak iyice yoğurun. Yoğururken bir çorba kaşığı su ilave ederseniz köfte daha yumuşak olur. Hazırladığınız köfteleri, her iki taraflarını pembeleştirerek ayçiçek yağında ateşin altını fazla açmadan kızartın. Kızaran köfteleri bir tepsiye dizerek üstlerine küçük parçalar halinde kaşar peyniri koyun. Kızdırılmış fırına sokup, peynirler eriyinceye kadar 10 dakika bekletip, çıkarın, peynirilerin üstüne ince kırmızı biber ekin. Haşlanmış sebze ile servis edebilirsiniz Devamı

fıstıklı ıspanaklı kek

2011-01-31 14:09:00

Malzemeler 3 yumurta 1.5 su bardağı toz şeker 250 ıspanak 3/4 su bardağı sıvı yağ 2 su bardağı un(elenmiş) 1 paket Dr. Oetker Hamur Kabartma Tozu 1 paket Dr. Oetker Şekerli Vanilin 3 su bardağı süt 3yemek kaşığı un yarın su bardağı şeker 1 paket Dr. Oetker Şekerli Vanilin 1 subardağı süt 1 paket Dr. Oetker Krem Şanti Yapılışı Ispanakları yıkayıp iyice süzdürdüm ve yaprak kısımlarını önce az yağda kavurdum daha sonra robottan geçirdim. Yumurta ve şekeri beyazlaşıncaya kadar çırptım.  un, kabartma tozu ve vanilya ekleyip biraz daha çırptım. Ispanakları ekleyip iyice karıştırdım ve yağlanmış kalıba döküp, 175 derece fırında 25-30 dakika pişirdim. Krema malzemelerini karıştırıp, pişirdim ve soğuttum. Krem şantiyi 1 bardak soğuk sütle çırptım. Kekin kenar kısımlarını bıçakla kesip, çıkan kırıntıları rondodan geçirdim. (Bu kırıntılar krema döküldükten sonra pastayı süslemek için kullanılacak.) Keki ikiye kesip, arasına  krema sürdüm ve  üstünü krem şantiyle  kaplatıp kırıntılarla süsledim.     AFİYET OLSUN  Devamı

Evde gebelik testi nasıl yapılır.

2011-01-29 14:31:00

Hamilelik şüphesinde her anne adayı gebelik testi yaptırmayı aklından geçirir peki gebelik testi ne zaman ve nasıl yapılmalıdır.Hamilelik sonrası 4 günü geçmiş döllenmiş yumurta HCG adı verilen bir hormon salgılar.Bu HCG hormonuna insan koryon gonadotropini adı da verilir. Hamilelik sonrası salgılanmaya başlanan HCG hormonu anne adayının vücuduna yayılır.Önce kanda bulunan HCG daha sonra idrara da geçer.Bu nedenle gebelik testleri kanda yapılabildiği gibi idrardan da yapılabilmektedir.İdrar örneğinin alınması kan alınmasından daha kolay ve pratik olduğundan evde yapılan gebelik testleri idrardan yapılmaktadır.Burda önemli olan sabah ilk idrardan yapılan gebelik testinin güvenilirliğinin daha yüksek olduğunun bilinmesidir. İdrar verilerek yapılan gebelik testlerinin temel prensibi HCG hormunu ile HCG antikoru arasında oluşan reaksiyonun tesbit edilmesi esasına dayanmaktadır. Gebelik testi esnasında ilk reaksiyonun gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemek için ikinci bir reaksiyona ihtiyaç vardır. Bu da bir renk değişimi varlığının incelenmesiyle ortaya konur.Evde yapılan ve eczanelerde kolaylıkla bulunabilen idrar gebelik testleri bu şekilde sonuç vermektedir.Evde gebelik testi yapan anne adayları sabah ilk idrarlarını temiz bir kaba yapmalı ve gebelik testi ile idrarlarını temas ettirdikten sonra ,renk değişimini gösteren bir çizginin varlığını tesbit ederek gebe olup olmadıklarını anlamaktadırlar. Burada unutulmaması gereken bir nokta da ,özellikle gebeliğin ilk günlerinde bazı gebelik testleri negatif sonuç verebilir.Bu gibi durumlarda gebelik belirtileri ve adet görmeme olayı da devam ediyorsa bir Kadın Doğum uzmanına başvurulmalıdır.Kadın Doğum uzmanı gerekirse kan testi ve ultrason gibi yöntemlerle gebelik yönünden incelemeler yapabilir.Aynı şekilde gebelik testi pozifse de ileri tetkik ve incel... Devamı

Cörek otu ile zayıflama

2011-01-29 14:26:00

  Çörek otu zayıflatır mı? Bir kez daha altını çizelim: Bugüne dek sağlıklı kilo verdirdiği belirlenen hiç bir doğal madde, ot, bitki veya tohum bulunamadı. Kilo fazlalığı ve şişmanlık alanı o denli büyük bir ticari alan ki, bir çok kişinin iştahını kabartıyor. Bu alandan pay kapmak isteyen şarlatanların önerdikleri bitkilere her yıl bir yenisi eklenmekte. Hoodia özleri, Garcinia iksirleri, Aloevera şurupları, Orange Bitter tabletleri, Chitosan hapları bu konuda en çok suiistimal edilen ürünlerdir. Bunlardan hiç birinin kilo verdirdiğini gösteren bilimsel bir kanıt yoktur. Efedra bitkisi özleri adrenaline benzer özelliği sebebiyle bir miktar kilo kaybı yapabiliyor ancak aynı zamanda kalbinizi, beyninizi de hasta ediyor. Yakın bir zamanda zayıflatıcı ürün olarak pazarlanan yosun haplarının içinden kontrolsüz kullanıldığında sağlığa ciddi zararlar veren sibutramin isimli kimyasal maddenin çıktığını hepimiz çok iyi bilmekteyiz. Çörek otu da bu alandan para kazanmak isteyen kişilerin yeni palavralarından biridir. Çörek otunun içinde bol miktarda Linoleik Asit bulunmaktadır. Omega-6 yağlarından olan bu maddenin bazı alerjik reaksiyonlara, alerjik cilt problemlerine iyi geldiği bilinmektedir. Ama çörek otunun ne kendinin, ne çayının, ne de bal ile karıştırılarak yutulmasının kilo kaybı sağlaması mümkün görülmemektedir. Eğer bir kilo verme programı uyguluyorsanız, küçük bir bitkisel destek de kullanmak kararınız varsa günde 3-4 bardak yeşil çay veya yeşil çayın kateşin içeren özlerinden yararlanmayı deneyebilirsiniz. Ama beklentinizi asla abartmayın.      ... Devamı

Kayısı yağının yararları nelerdir.

2011-01-29 14:23:00

  Kayısının yararlarını hepimiz biliyoruz. Yemeklerden sonra yenildiği zaman sindirime yardımcı olan yaş kayısı biraz fazla alınınca ishala yol açar. Bu nedenle kayısı kabızlığa karşı önemli bir ilaç görevi yapar. Güneşte kurutulmuş aşı kayısı (kabuk) süt ile kaynatılarak yatarken içilirse, çoğu zaman, kesin sonuç alınır. Kayısı güzel bir cilt ve canlı saçlar için oldukça faydalıdır. Kanserin önlenmesinde de önemli katkıları vardır.Hatta Seda Sayan güzelliğini her sabah yediği kuru kayısıya borçlu olduğunu söyledi. Kayısı cilde kadife bir görünüm kazandırır. Bir diğer doğal cilt bakım ürünü de kayısı yağı. Kayısı yağı tüm cilt tipleri için uygun bir ürün. Kayısı yağının özellikle yaşlılarda ortaya çıkan kırışıklıkları azaltığı biliniyor. Kayısı yağı kayısını çekirdeğinden elde ediliyor.Kayısı yağı blo miktarda A vitamini içerdiğinden cildi nemlendirip, doğal bir canlılık ve parlaklık vererek, akneleri temizliyor.Kayısı yağının aynı zamanda kalsiyum, magnezyum, karotin ve betakaroten maddelerini içerdiğinden yaşlanmayla ortaya çıkan kırışıklıkları azaltıyor. Cildin doğal güzelliği için haftada bir gün, kuru ciltlerde ise günde bir defa deriye kayısı yağı sürülmesinin tavsiye ediliyor. Devamı

Eski kotları değerlendirmenin bir kaç yolu...

2011-01-27 20:44:00

Eski kotları değerlendirmenin bir kaç yolu...   Eski kot cebinden kılıf yapılmış,ipon ve telefonlar için...   Devamı

14 Şubat sevgililer günü mesajları

2011-01-27 20:11:00

    Sesini duysam da her an yüzünü görmek gibi değil, özlediğimi bil her an çünkü hiç bir şey seni sevmek gibi değil! Seni o kadar çok özledim ki... Sevgililer gününde yanında olup sana sarılmak için çıldırıyorum... Sana bahçeden gül değil güneşten atom koparıp getirmek istiyorum ama kalbim gibi ellerin de yanar diye korkuyorum. Sevgililer günün kutlu olsun. Biliyorsun her gökkuşağının bittiği yerde bir hazine saklanırmış. Eskiler böyle der. Gökkuşağını takip ettim geçenlerde sende bitti... En değerli hazinemsin benim, canımsın. Sevgililer günümüz kutlu olsun. Seni tahmin edeceğin kadar değil, tahammül edemeyeceğin kadar çok seviyorum. Sana "sevgilim!" diyebildiğim için kendimi çok şanslı görüyorum. Seni yıldızlara benzetiyorum onlar kadar uzak onlar kadar erişilmezsin ama bir farkın var onlar bin tane sen bir tanesin. Sevgililer günün kutlu olsun. Beni karanlıktan aydınlığa, yalandan gerçeğe, ölümden ölümsüzlüğe götürdüğün için teşekkürler. Seni seviyorum. Daha nice günlere hep birlikte canım. Yasamak özlemsiz, özlem sevgisiz, sevgi sensiz olmaz! Unutma ki sevmek daima beraber olmak değil, sensizken bile seninle olabilmektir... Bu sevgililer gününde yanında değilim belki ama özlemim sevgim hep seninle. Seni seviyorum! Seni denizdeki kumlar, gökteki yıldızlar, ormandaki ağaçlar, dünyadaki insanlar, okyanustaki sular, sahildeki martılar ve güneşin ışıklarından daha çok seviyorum. Birlikte daha güzel günlere gitmemiz dileğiyle sevgililer günün kutlu olsun! Bir demet gül vermek isterim sana. Güllerden güzelsin aslında. G&... Devamı

yeşim taşının etkileri

2011-01-27 15:09:00

  Yeşim Taşının anavatanı haline gelen Çin, neredeyse bu taşla özdeşmiş ve bu taşı dünyaya duyuran ülke konumuna gelmiştir.Çinlilerin bu taşa buı kadar önem vermesi münasebetiyle Yeşim Taşı çok değerli bir taş olarak günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Çinlilerle bu denli özdeşmesinin sebebi ise bir efsaneye dayanmaktadır.Bu Efsane ise Çin Ejderinin yeryüzüne boşalttığı tohumların donarak Yeşim Taşı halini alması olarak inanılmakta.Bu efsane gereğince Çinliler işlerinwe başlarken veya bir iş yapacakları vakit bu taşı okşayıp bakarak ondan günç alırlar.Kısacası çinliler için Tılsım haline gelmiştir. Yeşim Taşının Faydaları; * Akıl hastalığına iyi gelir, * Göz bozukluğuna iyi gelir * Adet ve Doğum sancılarını giderir * Duyguların esaretinden kurtarır * Korku ve endişeyi ortadan kaldırır * Bedenin pislikten arınmasını sağlar * Diş ağrılarına iyi gelir * Koç, boğa, ikizler, başak ve terazi burçlarının da taşıdır. ... Devamı

2011 çekici abiyeler

2011-01-26 18:56:00

  . ... Devamı

Ebru şallıdan tazaleyici bir maske tarifi

2011-01-26 16:19:00

    Ebru Şallı yılbaşı akşamı için sizlere tazaleyici bir maske tarifi sunuyor.     O gece cildinizin daha taze ve canlı görünmesini istiyorsanızi bu özel maskeyi deneyin. Acil zamanlarda hayat kurtarıyor! Ebru Şallı'nın acil maske reçetesi Yarım, olgun avokado 1 yemek kaşığı bal 1 tatlı kaşığı badem yağı 1 portakal kabuğu rendesi 1 limon kabuğu rendesi Avokadoyu ezin ve balla karıştırın. Badem yağını da içine ekleyip, limon ve portakal kabuğunun rendesini karışıma ilave edin. Maskeyi cildinize uygulamadan önce temizleyici peeling yapmalısınız. Bunun için de doğal peeling tarifini yapabilirsiniz. Bunun için bir tatlı kaşığı esmer şekeri, yarım yumurta akı ile karıştırıp yüzünüze sürmeniz yeterli. Daha sonra ılık suyla yüzünüzü yıkayın ve 'acil maske'yi uygulayın. 20 dakika bekleyin. Sonrasında ılık suyla cildinizi temizleyin. Cildinizdeki farkı hemen göreceksiniz. Yılbaşı gecesi ışıl ışıl olacaksınız. http://mahmure.ekolay.net/guzellik/cilt/Ebru-Sallidan-acil-maske-recetesi/755462 ... Devamı

Kafa derisinin kel bölümleri

2011-01-26 16:15:00

Uzmanlar, erkeklerde görülen kellik türünün asıl nedenlerini keşfettiklerini söylüyor...   Erkek kelliğinde asıl sorun saçsızlık değil, yeni çıkan saçlar. 'Üretim sorunu' nedeniyle, yeni çıkan saçlar, insan gözüyle görülemeyecek kadar küçük oluyor, böylece ortaya alışılmış kellik görüntüleri çıkıyor. Araştırmayı yürüten Amerikalı uzmanlar, sorunun yeni saçı üreten kök hücrelerde olduğunu açıklıyor. Kök hücreler için krem Umulan ise, bu hücrelerin normal işleyişine döndürülmesiyle erkek kelliğinin tedavi edilebileceği. Bunun, kafa derisine sürüldüğünde, kök hücrelerin normal saç üretmesini sağlayacak bir krem ile mümkün olabileceği düşünülüyor. Pensilvanya Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, bu sonuca, saç ektiren erkeklerin kafasındaki saçlı ve saçsız bölgeleri karşılaştırarak ulaştı. Bu karşılaştırmalar, kel bölgelerin de, saçlı bölgelerle aynı sayıda saç üreten kök hücre içerdiğini, ancak bu kök hücrelerin olgun olmadığını gösterdi. Araştırmayı yürüten doktor George Cotsarelis, bu bulgunun önemini vurgulayarak "Kafa derisinin kel bölümlerinde aynı sayıda kök hücre olması, bize bu hücreleri yeniden canlandırabilme konusunda umut veriyor." diyor. Şimdiye kadar erkeklerde görülen kellik tipinin tam nedeni bilinmiyordu. Ancak uzmanlar testesteron hormonun etkili olduğunu ve kel... Devamı

Anne sütü eşsizdir

2011-01-26 16:10:00

Gelişen teknoloji ile birlikte, alerjik hastalıkların giderek arttığı günümüz koşullarında anne sütünün sağladığı en büyük faydalardan biri de bebeği astım, egzama gibi alerjik hastalıklardan korumaktır. Anne sütünün akciğer gelişiminde çok önemli etkileri olduğu, solunum fonksiyonlarını ve akciğer kapasitesini olumlu yönde etkilediği de bilinmektedir. Anne sütü bebeğin ileride astım olma riskini azaltmakta ve riskteki bu azalma ileri yaşlara kadar devam etmektedir.     Anne sütü ile beslenen bebekler sosyal açıdan daha iyi gelişim gösterirler. Bir yaş sonunda, mamayla beslenen bebeklerle anne sütü ile beslenen bebekler karşılaştırıldığında anne sütü ile beslenenlerde psikomotor ve sosyal gelişimin belirgin olarak daha iyi olduğu bulunmuştur.   Doğal beslenme olarak tanımlanan anne sütü ile beslenme başta zatürre olmak üzere, ishal, orta kulak iltihabı ve menenjit gibi bulaşıcı hastalıklardan bebeği korumaktadır. İçerdiği koruyucu antikorlar ile bebeğin enfeksiyonlara karşı direncini artırmaktadır.   Emzirilen bebeklerde beyin gelişimi daha iyi olmaktadır. Anne sütü alan çocukların zeka seviyesinin, almayanlara kıyasla daha yüksek olduğunu gösteren çalışmalar bulunmaktadır.   Anne sütü ile beslenen bebeklerde şişmanlık (obezite) daha az görülmekte ve insüline bağımlı şeker hastalığı (tip-1 diyabet) görülme riski azalmaktadır.   Emerken bebeğin ağız ve çene kaslarının çalışması, anne sütü alan bebeklerin konuşma ve dil gelişiminin daha hızlı olmasını sağlamaktadır.   Anne sütü aşıların etkinliğini arttırmakta ve aşılardan sonra görülen bağışıklık cevabının daha güçlü olmasını sağlamaktad... Devamı

Kahvenin tarihçesi

2011-01-21 07:45:00

Kahve çekirdeğinin hayatı, parlak kırmızı kahve meyvesinin içindeki tohum olarak başlar.  Kahve bitkisinin toplanabilir meyveler vermesi için yaklaşık beş yıl geçmesi gereklidir; üstelik bir bitki olgunlaştığında en fazla yarım kilo kavrulmuş kahveye denk gelecek kadar meyve verir.  Yeşil kahve çekirdeklerini kavrulmaya hazırlamak için doğal yöntem ve yıkama yöntemi adı verilen iki yol kullanılır.  Doğal yöntemde, olgunlaşan kahve meyveleri, çekirdekleri çıkarılmadan önce dalında veya yerde kurumaya bırakılır.  Yıkama yönteminde ise çekirdekler meyveden hemen ayrılır, bir kazandaki suya daldırılır, ardından geniş düzlüklerde kurumaya bırakılır veya modern aygıtlarla kurutulur. Yeşil kahve çekirdeklerinin dönüşümü, büyük bir tamburda ısıtılmasıyla başlar.  Yüksek sıcaklıkta geçirilen 5 ila 7 dakikadan sonra çekirdeklerdeki suyun büyük bölümü buharlaşır.  Çekirdekler sarıya döner ve patlamış mısır gibi kokmaya başlar.  Sekizinci dakikadan sonra ilk “patlama” gerçekleşir: Çekirdekler ortadan yarılır ve normal boyunun iki katına çıkar.  Çekirdekler bu aşamada açık kahverengi olmuştur.  Henüz çok ekşi ve tek bir tat egemendir.  Karmaşık kahve tatları henüz gelişmemiştir. 10 ila 11 dakikanın sonunda çekirdeklerin rengi daha koyulaşır ve yüzeyinde bir yağ belirmeye başlar.  Kavurmanın bu aşamasında (her kahve için farklıdır ama 11 ila 15 dakika arasındadır) kahvenin tüm tatları olgunlaşmaya ve dengelenmeye başlar.  İkinci “patlama” kahvenin hazır olmak üzere olduğunun göstergesidir.  Kahvenin soğutma tepsisine alındığı an çok görkemlidir.  Hava taze kavrulmuş kahveni... Devamı

Bitki Çaylarının Faydaları

2011-01-20 22:39:00

Bitki çayı hazırlarken özellikle taze kaynamış klorsuz su kullanılmalı. Birçok hastalıkta klorun zararlı olduğu saptanmıştır. Suyunuzu kaynattıktan sonra bir iki dakika dinlendirin. Porselen bir demliğe önce çayını yapacağınız bitkiyi koyun ve üzerine gerekli miktarda su ekleyin. Genellikle 1 tatlı kaşığı kuru veya bir avuç taze ot için dörtte bir litre su kullanmak gerekir. Çayın demlenmesi için 2-5 dakika yeterlidir. Kök bitkilerden çay yapacağınızda (zencefil, havlıcan gibi) aynı miktarda su ve bitkiyi birlikte cezveye koyup kaynatma yoluyla çayınızı yapabilirsiniz. Ihlamur: Soğuk algınlığına ve öksürüğe karşı en etkili ve en yaygın olarak kullanılan doğal ilaçlardan biri olan ıhlamur, uykusuzluk, spazm ve kan dolaşımı bozukluklarında da kullanılır. Özellikle akşam saatlerinde fazla içmemeye dikkat etmek gerekir, çünkü fazla miktarda alındığında uykusuzluğa neden olabilir. Yapraklarında çok miktarda klorofil taşımasından dolayı kansızlık durumunda kullanılmasında fayda vardır. Diğer çaylarda olduğu gibi ıhlamuru da hazırladığınız zaman için ve bir daha kaynatmayın. Çünkü uzun süre kaynatılıp içilen ıhlamur size yarardan çok zarar verebilir. Yogi Çayı: Hintli yogilerin içtiği baharatlı bir çay. Tam da kış mevsimine uygun, yani ısıtıcı. Ayurvedik bir çay yogi çayı ve yoğun baharatların karışımından oluşuyor. Bu çayı hazırlamak için ufak bir tencereye bir parça kabuk tarçın, 4-5 kakule tanesi, 1 ufak kök zencefil, 2 karanfil ve 4-5 adet tane karabiber koyun. Üzerine 2 su bardağı su ilave edip 5 dakika kadar kaynattıktan sonra dilerseniz içine 1 tatlı kaşığı siyah çay ekleyip biraz demlendirip süzün. Dilerseniz sütle karıştırıp için. Isırgan: Isırg... Devamı

BİBERİYE ÇAYININ FAYDALARI

2011-01-20 22:34:00

Biberiye Çayının Faydaları; Bu güzel kokulu biberiyenin kullanılmadığı hastalık yok gibi. Özellikle kan dolaşımı hastalıklarına, romatizma ve astım hastalıklarına, mide ve bağırsak gazlarına karşı kullanıldığı gibi ağır yemeklerden sonra içildiğinde sindirimi kolaylaştırır. Ayrıca bronşit, öksürük, migren, gastrit, başağrısı, ağrılı adet, düşük tansiyon, kabızlık, safra kesesi taşı, ishal ve karaciğer rahatsızlıklarında da kullanılır. Migren Tedavisi için Biberiye Çayı: Günde 5-6 fincan biberiye çayı 25 gün boyunca içilirse, baş ağrılarınıza ve migrenlerinize bir daha gelmemek üzere elveda diyebilirsiniz. Biberiye Çayının Faydaları: Biberiye çayı, yağ eritici ve hazım kolaylaştırıcı bir çaydır, vücutta biriken toksinleri atarak ideal bir kiloya kavuşmanızı yardımcı olur. Bu sebeble son dönemde popüler bitkisel zayıflama ürünlerinin içinde biberiye bitkisi eksik olmuyor. Biberiye çayı ve Sindirim sistemi: Sindirim sistemi mide barsak kanalı bezlerini daha fazla çalışması için uyararak bu bölgede oluşan krampları çözer. Dolayısıyla sindirim bozukluğu, gazlanma ve mide-barsak tembelliğinde biberiye çayı çok faydalıdır. Uykusuzluk için Biberiye Çayı: Geceleri uyumazdan önce 1-2 fincan biberiye çayı içerseniz çok rahat bir şekilde uyuyabilirsiniz. Baş ağrısı için : Başınız ağrıdığı zaman alın bölgenize biberiye yağı ile masaj yaparsanız baş ağrınız azalır yada kaybolur. Gut Hastalığı tedavisi: Gut hastalığından dolayı kandaki ürit asit miktarı yükselir. Günde 2 bardak biberiye çayı içmek kandaki ürit asit seviyesini normale yaklaştırır. Vücud Kireçlenmesi Tedavisi: Biberiye yağı kireçlenen bölgeye günde 3 defa masaj yapılara... Devamı

SEMİZOTU SALATASI

2011-01-20 12:57:00

Bu salatayı herhalde bilmeyen yoktur, benimde blogumda bulunsun istedim ve koydum;) tarif ise çok kolay; semizotlarını ve salatalıklarını yıkayıp, doğrayıp bir kaseye koyup, sarımsaklı yoğurduda ilave edip güzelce karıştırıp servis tabağına alıp istenirse üzerine yağda kızdırdığımız kırmızı biber ve nane döktükten sonra servise hazırdır salatamız, tadı görüntüsündende daha güzeldir;) yiyenlerden tam not almıştır kendileri;) ona göre.... Afiyet olsun Devamı

DÜNYANIN EN BÜYÜK KONTEYNER GEMİSİ

2011-01-20 12:55:00

Dünyanın en büyük konteynır gemisi Emma Maersk yapım yapım aşamasının tamamlanmasının ardından ilk yolculuğuna hazırlanıyor. A.P.Moller Maersk grubu için Odense Shipyard Ltd tarafından inşa edilen gemiye 12  Ağustos 2006 tarihinde şirketin kurucularından Maersk Mc Kinney Moller ve Yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla isim koyma töreni düzenlendi. Gemi adını geçen aralık ayında vefat eden Maersk Mc Kinney Moller'in eşi Emma 'dan alıyor. Emma Maersk 11.000 TEU'luk kapasitesinin yanında ileri düzeyde otomasyon ve bilgisayar sistemleriyle dikkat çekiyor. 13 kişilik bir mürettebatın yeterli olduğu açıklanan gemi 397 metre uzunluğunda 56 metre genişliğinde ve 30 metre drafta sahip bulunuyor. Aynı seride 11 geminin daha 2009 yılının sonuna kadar Maersk Line filosuna katılması planlanıyor. Teslim edilişinden sonra Emma Maersk, global ticarette ilklerin öncülerinden Maersk Line'nin Asya-Avrupa AE1 servisinde aşağıdaki rotayı izleyerek yerini alacak. Aarhus-Bremerhaven-Rotterdam-Algeciras-Singapore-Kobe-NagoyYokohama-Yantian-Hong Kong-Tanjung-Pelepas-Felixstowe-Rotterdam-Bremerhaven-Gotherburg-Aarhus. ... Devamı